Meksika’nın en büyük ressamlarımdan Frida Kahlo’nun hayatı ve eserleri, acı ve sebatle tanımlanmıştır. Kahlo’nun nasıl yaşadığına dair daha fazla bilgi edinmek, onun zengin detaylar ve kişisel tasvirler ile süslü çalışmalarının iç yüzünü daha net kavramamıza yardımcı olacaktır. 

Aynı evde yaşayıp ölmüştür

Kahlo, 6 Temmuz 1907’de “La Casa Azul” isimli bir binada doğmuştur. Binaya ismini, canlı mavi dış yüzeyi vermektedir. Burada annesi Matilde tarafından büyütülen ressam, fotoğraf sanatçısı babası Guillermo tarafından sanata yönelmesi için cesaretlendirilmiştir. Yıllar sonra, o ve eşi Meksikalı fresk sanatçısı Diego Rivera, burayı kendi evleri olarak kullanmışlardır. Ve 13 Temmuz 1954’de Kahlo, yine bu evde, 47 yaşında hayata gözlerini yummuştur.

Bu canım ev şimdilerde bir müze.

Casa Azul aynı zamanda Frida Kahlo Müzesi olarak biliniyor. 1958’de Rivera, eşinin anısına saygı olarak evi, içindeki (kendisine ve Kahlo’ya ait) sanat eserleriyle birlikte bağışladı. Evin iç kısımları Kahlo’nun 1950’lerde kullandığı şekliyle korundu; bu alan, turistler için popüler bir cazibe merkezi haline geldi. Ziyaretçilerin Frida’nın çalışmalarını, hayatını, kişisel eserlerini yakından incelemeleri ve hatta küllerinin bulunduğu vazoyu görmeleri mümkün.

Çalışmalarının üçte biri kişisel portrelerdi.

Kahlo, Meksika kültüründen semboller ve kişisel hayatına göndermeleri 55 sürreal ve benzersiz oto-portreyi yaratmak için birleştirmiştir. Bunlar için çok bilinen şu sözleri söylemiştir: “Kendimi resmediyorum çünkü çoğunlukla yalnızım ve en iyi bildiğim tema kendimim.”

Gerçeküstü bir kaza hayatında büyük bir etki yarattı.

17 Eylül 1925’de 18 yaşındaki Kahlo, erkek arkadaşı Alex Gomez Arias ile otobüse bindi ki bu otobüs, bir trenin yoluna çıkınca sonsuza dek sakat kalmasına sebep oldu. Trajediyi anlatan Arias, otobüsün “ binlerce parçaya” ayrıldığını söylüyordu. Kahlo’nun gövdesine bir trabzan saplanmıştı. Hikayeye göre, “Çok garip bir şey oldu. Frida tamamen çıplaktı. Çarpışma, kıyafetlerini parçalamıştı. Otobüsteki biri, muhtemelen bir boyacı, bir paket altın rengi pudra taşıyordu. Bu paket kırılmış ve altın Frida’nın kanayan vücuduna bulaşmıştı. İnsanlar onu gördüklerinde, “Balerin, balerin!” diye bağırdılar. Kanayan vücudundaki altın renkle onu bir dansçı sanmışlardı.

Kahlo’nun resme giden yolculuğu bu çarpışmayla başladı.

Kaza, Kahlo’nun omurgasını, köprücük kemiğini, kaburgasını, leğen kemiğini ve sağ bacağını on bir yerinden kırmış ve omzunu çıkarmıştı. Bu ciddi yaralanmalar, onu, hayatının kalanında acı içinde ve yatağa bağlı bıraktı. Fakat bu zamanlarda Frida, babasının fırçasını eline aldı. Annesi, yatakta da resim yapabilmesini sağlayan özel bir şövale yapılmasına yardım etti. Kahlo,bir keresinde, hayatının zorlukları arasından şunu ilan etmişti: “Günün sonunda, düşündüğümüzden çok daha fazla şeye katlanabiliriz.”

frida

Doktor olmayı düşlemişti.

Kahlo, çocuk felci geçirdikten sonra, sağ bacağı sekerli kaldı. Bu da onun tıbbın iyileştirici gücüne merak salmasına sebep oldu. Maalesef, tren kazasında meydana gelen sakatlığı bu hayalini gerçekleştirmesini engelledi.

Kahlo’nun dengesiz sağlık durumu, sanatını şekillendirdi.

Kahlo hayatı boyunca 30 ameliyat geçirdi; buna kangrenden dolayı ayağının kesilmesi de dahildi.Kırılmış Sütun gibi kırık omurgasını odağına aldığı resimlerinde vücudunun kırılganlığından duyduğu hayal kırıklığını anlattı. Umutsuz da doktorunun zorla beslemeyi salık verdiği bir dönemi dramatik şekilde resmetti. Sonrasında bir resminin arkasına “En azından umut benimle. Her şey, midende olanlarla birlikte, zamanda hareket ediyor.” yazdı.

Kahlo kendisini bir sürrealist olarak görmedi.

Bu yaftayı “ Benim bir Sürrealist olduğumu düşündüler; fakat değildim. Hiçbir zaman rüyaları resmetmedim. Kendi gerçekliğimi resmettim.” diyerek reddetti.

Kahlo’nun çalkantılı evliliği daha çok acıyı ve daha çok resmi ateşledi.

Kahlo Rivera’yı tanıdığında, bir öğrenciydi ve Rivera zaten dört çocuk babasıydı; ikinci boşanmasını yaşamak üzereydi. Aralarındaki 20 yıllık yaş farkına rağmen, çift çabucak aşık oldu; Rivera ikinci eşinden boşandı ve 1929’da Kahlo ile evlendi.

İş sanata geldiğinde, birbirlerinin en büyük hayranları ve destekçileriydiler. Fakat 10 yıl süren evlilikleri her iki taraf için de öfke ve sadakatsizlikle örülmüştü. 1939’da boşandılar; fakat bir yıl sonra tekrar evlendiler. Diken Kolye ve Sinek Kuşları, İki Frida, Aşkın Evreni Kucaklayışıgibi resimleri, ilişkilerini Kahlo’nun bakış açısıyla tasvir ediyordu.

Hiç sahip olamadığı çocukları için hem gizlice hem de alenen yas tuttu.

Modern doktorlar, otobüs kazasının Kahlo’nun uterusüne tamiri imkansız şekilde zarar verdiğine, bunun da hamileliği imkansız hale getirdiğine inanıyorlar. 1932’de, Henry Ford Hastanesi’nde yaptığı resim, yaşadığı kahredici düşüklerden birine dair kışkırtıcı bir otoportredir.
Bu eser, 1938’de bir galeri açılışında sergilenecekti. Fakat kahlo, Dr.Leo Eloesser adlı bir arkadaşına yazdığı kişisel mektuplarda da belirttiği üzere, bunu gizli tutmayı tercih etti. “Küçük Dieguito’yu kollarımda tutmayı çok istedim ve bekledim; bu acının ardından çok ağladım, fakat artık bitti; kabullenmekten başka yapacak bir şey yok.” Bu mektup, onyıllarca el değiştirdikten sonra, 2007’de sergilendi. Neredeyse 50 yıl boyunca, içeriklerinden çekinilerek saklanmışlardı.

Kahlo bir resim sergisine ambulansla geldi.

1953’te kısa hayatının sonlarına yaklaşırken, ressam, Meksika’daki ilk bireysel sergisi için heyecanlıydı. Fakat, hastaneden salıverilmeyişi katılımını engelliyordu. Doktorun emirlerine karşın Kahlo, sanki bir limuzinmişcesine ambülansla salona gelerek muhteşem bir giriş yaptı.

Rivayete göre birkaç ünlü aşığı vardı.

Bir ameliyattan sonra iyileşme dönemi geçirmediği ya da nekahet yatağına bağlı kalmadığı zamanlarda, Kahlo hayat dolu, dans etmek, sosyalleşmek, flört etmek için her fırsatın tadını çıkaran bir insandı. Amerikalı heykeltraş Isamu Noguchi 1936’da Tarih adlı eseri için Mexico City’deyken o ve Kahlo tutkulu bir ilişkiye başlamışlar ve daha sonra bu hayat boyu arkadaşlık olarak devam etmiştir.

Biseksüel ressam, 3 yıl sonra, bir Paris ziyareti sırasında şehrin ‘Siyah İnci’ lakaplı dansçısı Josephine Baker ile romantik bir ilişki yaşamıştır. Aktivist sanatçının Marksist devrimci Leon Trotsky ile eşi Natalia 1936’da Meksika’dan iltica aldıktan sonra Kahlo’nun evinde kaldıkları dönemde, ilişki yaşadıkları da rivayet olunur.

Kahlo kültürel mirasıyla gurur duyuyordu.

New York, San Francisco, Paris gibi birçok yerde yaşamasına rağmen Kahlo, her zaman anavatanına geri çekilmiştir. Geleneksel Meksika kıyafetleri, uzun rengarenk etekleri ve Meksika’nın anaerkil Tehuantepec topluluğuna ait Huipile bluzları ile bilinir. Basına 1910’da (gerçek doğum tarihinden üç yıl önce) dünyaya geldiğini söyleyerek doğumunun Meksika devrimiyle aynı tarihte olduğunu iddia etmiştir.

Birkaç egzotik evcil hayvanı vardı.

Casa Azul’un Kahlo’nun kendi hayvan imparatorluğunu yaşattığı çok güzel bir bahçesi vardır. Birkaç tüysüz Meksika Xoloitzcuintli’sinin (kökeni Azteklere dayanan eski bir köpek ırkı) yanında adları Fulang Chang and Caimito de Guayabal olan bir çift örümcek maymunu da vardır; ki bu hayvanlar Maymunlarla Otoportre’de görülebilir. Kahlo’nun bahçesi, aynı zamanda, Bonito adında oyunbaz bir Amazon papağına, Granizo adında bir geyik yavrusuna ve Gertridus Caca Bianca (a.k.a. Gertrude White Shit) adında bir kartala da ev sahipliği yapıyordu. Papağan, bir parça tereyağı karşılığında birçok numara yapabilirdi.

Kahlo feminist bir ikon olarak yeniden doğdu.

Kendi zamanında, bazıları bu tutkulu ressama, “Usta duvar ressamı (Diego Rivera) nın eşi” sıfatından daha fazla bir anlam yüklememiş olsalar da, Kahlo’nun hayal gücü kuvvetli sanatı Pablo Picasso ve film yıldızı Edward G. Robinson gibi sanatçılar ve benzerleri tarafından başarılı bulunmuştur. Ölümünden sonra, 1970’lerin yükselen feminizm dalgası, onun eserlerine ilgiyi yeniden canlandırdı. Kahlo’nun şöhreti, Rivera’nınkini gölgede bıraktı ve onu dünyanın en ünlü ressamları kategorisine yükseltti.

Feminist teorisyenler, Kahlo’nun son derece kişisel portrelerini kadın deneyimine dair kavrayışı nedeniyle benimsediler. Benzer şekilde, başkaları tarafından tanımlanmayı reddetmesi ve gururlu, birleşik kaşlı, bıyıklı ve doğal duruşunda görülen kendiyle barışık olma hali, bugün çağdaş feministlerin de üzerinde durduğu cinsiyet rolleri ve vücut pozitifliği gibi konularla örtüşüyor.

Kahlo’nun kişisel stili onun mirasının canlı bir parçası haline geldi.

Frida’nın sanatı ve etkileri, basitçe kanvasa döktüğü renklerden/boyadan doğmadı. Onun belirgin kişisel tarzı, dünya moda piyasasında Raffaella Curiel, Maya Hansen, Jean Paul Gaultier, ve Dolce & Gabbana gibi birçok tasarımcıya ilham kaynağı oldu

Çalışmaları rekorlar kırdı.

11 Mayıs 2016’da, altı yıl sonra bir Frida eserinin satışa çıkarıldığı ilk müzayedede 1939’da yaptığıOrmanda İki Çıplak (Dos desnudos en el bosque (La tierra misma) adlı tablosu 8 milyon doların üzerinde bir fiyata -Latin bir sanatçının ulaştığı en yüksek müzayede meblağı- alıcı buldu.

Çeviri: Zeynep Şenel Gencer
Kaynak: Düşün Bil Dergi

Yazar Hakkında

Magnon, pozitif bir dille ve barışçıl bir anlayışla, coğrafyalar arası bilgi ve tecrübeyi aktaran, paylaşan ve üreten bağımsız bir platformdur. Doğu kültürünü ve doğayı anlatır. İlham verici yazılı ve görsel içerikler üretir; kendine özgü sanatsal, kültürel etkinlik ve projeler düzenler.

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.